İLAMSIZ İCRA TAKİBİNE İTİRAZ VE ETKİSİ


Borçlunun, borçlu olmadığını ya da borcun vadesinin gelmediğini veya şarta bağlı olduğu gibi bir nedenle icra dairesine itirazda bulunmasına ödeme emrine itiraz denir.

Borçluyu ödeme emrine itiraz eden sebepler çeşitli olabilir: örneğin borçlunun hiç borcu yoktur, borç ödenmiştir, senet sahtedir, vadesi gelmemiştir, zamanaşımına uğramıştır, icra dairesi yetkili değildir gibi.

İTİRAZ SÜRESİ NE KADARDIR?

Borçlunun yedi gün içinde ödeme emrine itiraz etmesi halinde icra takibi kendiliğinden durur. Şu halde itiraz alacaklının alacağının olup olmadığı araştırılmadan borçluya gönderilen ödeme emrine karşı borçluya tanınmış bir savunma yoludur. Burada borçlunun itirazında haklı olup olmadığı araştırılmaz ve icra takibi olduğu yerde durur.

Takibin durmasıyla alacaklıya tanınan iki yol vardır. 1: Borçlunun itirazının iptali için mahkemede dava açmak, 2: Borçlunun itirazının kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak.

İtiraz sebepleri ikiye ayrılır: Borca itiraz ve imzaya itiraz.

İMZAYA İTİRAZ

Takip dayanağının bir adi senet olması durumunda borçlunun bu adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle yapacağı itiraza, imzaya itiraz denir. Şu halde imzaya itiraz yalnız takibin bir adi senede dayanması durumunda söz konusu olur.

Borçlu adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, yani imzaya itirazını, itiraz ederken ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır. Örneğin, senet altındaki imzaya itiraz ediyorum, imza sahtedir, imzayı kabul etmiyorum, imza bana ait değildir gibi.

Borçlu itirazında imzaya itiraz ettiğini ayrıca ve açıkça bildirmezse adi senet altındaki imzayı kabul etmiş sayılır. Mesela borçlu “borcum yoktur” şeklinde itiraz etmiş ise, adi senet altındaki imzayı kabul etmiş sayılır ve böyle bir itiraz sadece borca itirazdır.

BORCA İTİRAZ

İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara, borca itiraz denir. Mesela ödeme, zamanaşımı, borcun vadesinin gelmediği, borcun şarta bağlı bulunduğu, icra dairesinin yetkisiz olması gibi.

Borçlu borca itiraz ederken itiraz sebeplerini ayrıca ve açıkça belirtmek zorunda değildir. Borçlunun yalnızca itiraz ediyorum demesi yeterlidir. Ancak aşağıda da açıklayacağımız üzere borçlu itirazında bildirdiği sebeplerle bağlıdır. Bu sebeple borçlunun senet metninden anlaşılmayan borca itiraz sebeplerini (mesela borcu ödemiş olduğunu) itirazında ayrıca ve açıkça bildirmesi kendi yararına olur. Borca itiraz halinde alacaklı, icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir

BORÇLU İTİRAZ SEBEPLERİYLE BAĞLI MIDIR?

Borçlu itirazında bildirdiği sebeplerle bağlıdır ve itiraz sebeplerini değiştiremez veya genişletemez. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi borçlu itirazında sebep bildirmek zorunda değildir. Sadece itiraz ediyorum şeklinde itiraz da geçerlidir ve takibi durdurur bu itiraz. Bu gibi sebep belirtilmeyen takibe itirazlarda borçlu, icra mahkemesinde, ancak senetten anlaşılan borca itiraz sebeplerini ileri sürebilir. Örneğin istenen alacak miktarının senet metninde yazılı olandan fazla olduğu ya da senet metninde tahrifat yapıldığı gibi.

Buna karşılık itirazında sebep bildirmeyen borçlu, senet metninden anlaşılamayan itiraz sebeplerini icra mahkemesinde ileri süremez; mesela borçlu, icra mahkemesinde, imzayı inkar edemez, borcu ödemiş olduğunu, takasta bulunduğunu veya icra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri süremez.

Borçlu itirazında sebep bildirmiş ise, borçlu bildirmiş olduğu bu itiraz sebepleri ile bağlıdır; bu sebepleri değiştiremez veya genişletemez. Mesela itirazında borcu sadece zamanaşımına uğramış olduğunu belirten borçlu, icra mahkemesinde, borcu ödediğini veya imzanın kendisine ait olmadığı itirazında bulunamaz.

Borçlunun itiraz sebepleriyle bağlı olması kuralı, yalnız, alacaklının itirazın kesin kaldırılmasını istemiş olması halinde icra mahkemesinde uygulanır. Alacaklı mahkemede itirazın iptali davası açarsa, borçlu bu davada itirazında bildirmiş olduğu sebeplerle bağlı olmadan bütün savunma sebeplerini ileri sürebilir.

KISMİ İTİRAZ MÜMKÜN MÜDÜR?

Borçlu, borcun tamamına değil de bir kısmına itiraz ederse, buna kısmi itiraz denir. Kısmi itirazın geçerli olabilmesi için borçlu itiraz ettiği borç miktarını itirazında açıkça ve ayrıca belirtmek zorundadır. Belirtmemişse borçlu, ödeme emrine hiç itiraz etmemiş sayılır. Örneğin takip edilen alacak miktarı 1000TL ise, borçlu bunun 700 TL sini ödediğini, bu nedenle ancak 300 TL borçlu olduğu iddiasında ise bunu “ben ancak 300 TL borçluyum, kalan 700 TL sine, bu miktarı ödediğim için itiraz ediyorum” gibi bir ifade ile açıkça belirtmelidir.

Yukarıdaki misalde borçlu, “borcum bu kadar değildir, itiraz ediyorum” gibi genel bir ifade kullanmışsa böyle bir itiraz geçerli değildir. Yani borçlu hiç itiraz etmemiş sayılır ve ödeme emri kesinleşir.

Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itiraz ederse, icra takibi ancak bu itiraz edilen borç kesimi için durur. Burçlunun itiraz etmeyerek örtülü kabul ettiği alacak kesimi için, ödeme emri kesinleşir ve alacaklı takibe devam edilmesini isteyebilir.

İTİRAZIN YAPILMASI USULÜ NEDİR?

Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İcra dairesi yerine icra mahkemesine yapılan itiraz geçersizdir.

İtiraz kural olarak ödeme emrini gönderen icra dairesine yapılır. Ancak borçlu, takibin yapıldığı icra dairesinden başka bir icra dairesine de itirazını bildirebilir. Bu halde, kendisine itiraz için başvurulan icra dairesi, gereken giderleri itiraz ile birlikte borçludan alarak, icra dilekçesi veya tutanağını derhal takibin yapıldığı yetkili icra dairesine gönderir. Bu halde itiraz, başvurulan icra dairesine bildirildiği tarihte yapılmış sayılır.

Borçlu, ,itirazını yedi gün içinde icra dairesine vereceği bir itiraz dilekçesi ile yapabilir. Dilekçe ile yapılan itiraz icra tutanağına geçirilir.

Borçlu itirazını icra dairesine yedi gün içinde sözlü olarak da bildirebilir. Sözlü olarak yapılan itiraz icra tutanağına geçirilir ve tutanak borçlu ve icra müdürü tarafından imza edilir.

Ödeme emrine itiraz herhangi bir harca tabi değildir.

 İİK Madde 62 – (Değişik: 18/2/1965 – 538/33 md.)

İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.

KANUNDAKİ SÜRE GEÇTİKTEN SONRA BORCA İTİRAZ ETMEK MÜMKÜN MÜ?

İtiraz süresine konulan tek istisna gecikmiş itiraz hakkıdır. Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde ödeme emrine itiraz edememişse, bu itirazını sonradan yapabilir. Buna gecikmiş itiraz denir. Örneğin;

Borçlunun ağır hastalığı: borçlu, yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edemeyecek ve kendisine bir vekil atayamayacak derecede ağır hasta ise, iyileştikten sonra üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilir.

Borçlu adresinde bulunmadığı için ödeme emri onun adına tebligatı kabule yetkili bir kimseye(mesela eşine) tebliğ edilmiş ve borçlu bir seyahatte olduğu için, eşine yedi gün içinde ödemem emrini borçluya verememişse, borçlu, seyahatten döndükten sonra ödeme emrini öğrenince üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilir.

Gecikmiş itiraz icra mahkemesine yapılır. Gecikmiş itirazda bulunan borçlunun hem mazeretini hem de itirazını ve sebeplerini icra mahkemesine bildirmesi gerekir.

Borçlu engelin kalktığı günde itibaren üç gün içinde gecikmiş itirazını yapabilir. Gecikmiş itiraz, borçlunun haczedilen bütün mallarının paraya çevirme işlemi bitinceye kadar yapılabilir.

GECİKMİŞ İTİRAZIN HÜKMÜ

Gecikmiş itiraz normal itirazda olduğu gibi kendiliğinden takibi durdurmaz.  Takibin durdurulup durdurulmayacağına icra mahkemesi karar verir. Bundan sonra icra mahkemesi, borçlunun bildirdiği mazeretin haklı olup olmadığını inceler. Gerekirse duruşma yapılmasına da karar verebilir. İcra mahkemesi borçlunun mazeretini kabul ederse takip aynen normal itirazda olduğu gibi durur.

Ancak, icra mahkemesinin borçlunun mazeretinin kabulüne karar vermesinden önce, borçlunun malları haczedilmiş ise, alacaklı mazeretin kabulünün kendisine tebliğ veya tefhiminden itibaren yedi gün içerisinde ya itirazın iptalini veya kaldırılmasını istemelidir. Aksi halde konulmuş olan haciz kalkar.

YEDİ GÜN İÇİNDE YAPILAN İTİRAZIN ETKİSİ NEDİR?

Yedi gün içinde yapılan bir itiraz icra takibini kendiliğinden durdurur. İtiraz üzerine duran icra takibine, itiraz hükümden düşürülünceye kadar devam edilmez. Borçlu yalnız borcun bir kısmına itiraz etmiş İse, itiraz ettiği kısım için borç takibi durur, ancak kabul ettiği kısım için icra takibi devam eder.